Ertelenmeyen madde: yapay zeka yasasının arayüze düşen kısmı

Yüksek risk takvimi 2027 ve 2028’e kaydı, şeffaflık yükümlülükleri 2 Ağustos 2026’da yürürlüğe girdi.

2 Ağustos 2026’da Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası’nın büyük bölümü uygulanmaya başladı. Altı gün önce, 27 Temmuz’da, o takvimin bir kısmını erteleyen bir düzenleme yürürlüğe girmişti. Bu iki cümle birlikte okunmadığında ortaya AB yapay zeka yasasını erteledi gibi yarısı doğru bir başlık çıkıyor, ve yarısı doğru olması onu tam olarak en yanıltıcı hâle getiriyor.

Ne ertelendi

Erteleyen metin Regulation (EU) 2026/1744, 8 Temmuz 2026 tarihli, Resmî Gazete’de 24 Temmuz’da yayımlandı ve 27 Temmuz’da yürürlüğe girdi. Yaptığı şey yeni bir rejim kurmak değil, var olanın takvimini kaydırmak: Ek III’te sayılan bağımsız yüksek riskli sistemler için yükümlülükler 2 Aralık 2027’ye, bir ürünün içine gömülü olup zaten ürün güvenliği mevzuatı kapsamındaki sistemler için 2 Ağustos 2028’e taşındı.

Komisyonun kendi sayfası da aynı iki tarihi veriyor ve gerekçeyi standartlar gibi destek araçlarının hazır olmasına bağlıyor. Düzenlemenin kendi gerekçesi bir kalem daha sayıyor: ulusal yetkili otoritelerin geç kurulması. Yani ertelenen şey yükümlülüğün kendisi değil, uyumun ölçüleceği araçların hazır olmaması.

Ne ertelenmedi

Komisyonun şeffaflık soru cevap sayfası tek cümleyle söylüyor: Madde 50 2 Ağustos 2026’dan itibaren uygulanıyor. Bu madde yüksek risk sınıflandırmasından bağımsız çalışıyor. Bir sistemin yüksek riskli olup olmadığına bakmıyor, insanla temas ettiği ana bakıyor.

Maddenin kendisi dört ayrı yükümlülük taşıyor, ikisi sağlayıcıya ikisi kullanana. Birincisi sağlayıcıya: insanlarla doğrudan etkileşen bir sistem, kullanan kişiye yapay zeka ile etkileştiğini bildirmek zorunda, bu makul ölçüde bilgili ve dikkatli bir kişi için apaçık değilse. İkincisi yine sağlayıcıya: üretken bir sistemin ürettiği ses, görüntü, video ve metin makine tarafından okunabilir biçimde işaretlenmeli ve yapay olarak üretilmiş ya da değiştirilmiş olduğu tespit edilebilmeli. Üçüncüsü kullanana: duygu tanıma ya da biyometrik sınıflandırma sistemi işleten, sistemin çalıştığını ona maruz kalan kişilere bildirmek zorunda. Dördüncüsü yine kullanana ve iki parçalı: deepfake oluşturan görüntü, ses ya da video üreten veya değiştiren bir sistemde içeriğin yapay olarak üretildiği ya da değiştirildiği açıklanmalı, ve kamuoyunu ilgilendiren konularda kamuyu bilgilendirmek amacıyla yayımlanan yapay zeka üretimi metin etiketlenmeli. Dördünden üçü bir bildirme yükümlülüğü, yani sonu ekranda biten bir cümle; ikincisi ise başka bir cinsten.

in a clear and distinguishable manner at the latest at the time of the first interaction or exposure

Bilginin ne zaman verileceğini tarif eden cümle bu. Bir de dar bir geçiş var: 2 Ağustos 2026’dan önce piyasaya sürülmüş sistemler için işaretleme yükümlülüğü 2 Aralık 2026’dan itibaren geçerli, ve 2 Ağustos 2026’dan önce üretilmiş içerik geriye dönük etiketlenmiyor. Yani dört aylık pencere yeni bir ürün için yok; yalnızca zaten sahada olan bir sistemin işaretleme mekanizmasını sonradan takması için var.

Bunun büyük kısmı bir arayüz işi

İlk etkileşim anında, açık ve ayırt edilebilir biçimde cümlesi bir hukuk metninde duruyor ama tarif ettiği şey bir arayüz kararı. Bildirimin yeri bir ayarlar sayfası, bir gizlilik politikası ya da bir dipnot değil; ilk mesajın göründüğü an. Bir sohbet arayüzünde bu, ilk balonun üstündeki tek satır demek. Bir yazma yardımcısında, yardımın açıldığı yer demek. İkisi de metin yazarlığı ve yerleşim işi, ve ikisi de bir uyum belgesine değil bileşene yazılıyor. Bir de yükümlülüğün nerede doğmadığını bilmek gerekiyor: madde, etkileşimin makul ölçüde bilgili ve dikkatli bir kişi için apaçık olduğu hâli dışarıda bırakıyor, ve o istisnanın sınırını çizen şey yine ürünün kendi arayüzü. Adında model geçen bir düğme apaçık sayılabilir, sayfanın kenarında beliren bir öneri kutusu sayılmayabilir, ve ikisinin arasındaki çizgiyi bir hukuk metni değil bir tasarım kararı çekiyor.

İkinci yükümlülük ise arayüzde hiç görünmüyor, ve tam bu yüzden atlanması kolay. Makine tarafından okunabilir işaretleme ekranda bir rozet değil, çıktının içinde taşınan ve dışa aktarmadan sağ çıkan bir veri. Bir görselin işareti yeniden kodlamada düşüyorsa, bir metnin işareti kopyala yapıştırda kayboluyorsa, yükümlülük ekranda karşılanmış görünür ve gerçekte karşılanmaz. Maddenin kendisi de ölçüyü bir onay kutusuna değil bir dayanıklılık iddiasına bağlıyor: teknik olarak mümkün olduğu ölçüde etkili, birlikte çalışabilir, sağlam ve güvenilir.

Şu an net olmayan şey

Tablo tamamlanmış değil, ve bunu yazmak uydurulmuş bir kesinlikten dürüst. Ertelenen kısmın gerekçesi standartların gecikmesi; ertelenmeyen kısım da aynı standart boşluğunun içinde duruyor, çünkü makine tarafından okunabilir işaretlemenin nasıl yapılacağı tek bir yönteme bağlanmış değil ve metnin kendisi bunu teknik fizibiliteye bağlıyor. İki cümle bir arada okunduğunda çıkan sonuç şu: 2 Ağustos’ta yürürlüğe giren şey bir kontrol listesi değil, kanıtlanabilir bir çaba yükümlülüğü. Bir yıl sonra tartışılacak olan da tam olarak o çabanın ölçüsü olacak.

Bir istisna, ve bir kayıt tutma sorusu

Kullanana düşen yükümlülüklerden yayımlanan metne bakanın bir istisnası var, ve pratikte en çok o kullanılacak: yapay zeka üretimi bir metin insan incelemesinden ya da editoryal denetimden geçmişse ve yayımlanan içeriğin editoryal sorumluluğunu gerçek bir kişi ya da kuruluş üstleniyorsa, etiketleme yükümlülüğü doğmuyor. Bu bir kaçış kapısı değil, sorumluluğun yerini tarif eden bir cümle: metni bir modelin üretmiş olması önemsizleşiyor, çünkü arkasında duran biri var.

İkinci pratik sonuç ertelemenin gerekçesinden çıkıyor. Yüksek risk takvimi standartlar hazır olmadığı için kaydırıldıysa, ertelenmeyen kısmın uyumu da hazır bir standarda dayanamıyor demektir. O durumda tek savunulabilir yol, yapılanı kaydedilebilir hâle getirmek: bildirimin hangi ekranda ve hangi anda gösterildiği, işaretlemenin hangi biçimde ve hangi sürümden itibaren yazıldığı, hangi çıktı türünün kapsam dışı bırakıldığı ve neden. Bunlar bir uyum belgesine sonradan yazılacak cümleler değil, sürüm notlarında ve ürün kodunda zaten bulunması gereken kayıtlar; ve kanıtlanabilir çabanın ölçüldüğü yer büyük ihtimalle tam olarak orası olacak.

Bu depoda karşılığı

Bu sitede bugün üretken bir model yok, yani Madde 50 bu siteyi bağlamıyor. Bunu yazmak da işin bir parçası: bağlamayan bir yükümlülüğü bağlıyormuş gibi göstermek, uyumsuzluk kadar zarar veriyor. Bağlayacağı yer bir sonraki iş, ve orada sorulacak sorular şimdiden belli.

  1. Kullanıcı yapay zeka ile konuştuğunu ilk etkileşimde mi öğreniyor, yoksa bir ayarlar sayfasında mı?
  2. Üretilen çıktı makine tarafından okunabilir bir işaret taşıyor mu, ve o işaret dışa aktarmadan sağ çıkıyor mu?
  3. Bu kurulumda sağlayıcı kim, kullanan kim? Dört yükümlülüğün ikisi sağlayıcıya, ikisi kullanana ait, ve bir modeli API üzerinden çağıran bir ürün ikisi birden olabiliyor.

Son bir not, ve en pratik olanı bu: yasal takvimi izlemekle uyumu izlemek aynı şey değil. Bu turda ertelenen ve ertelenmeyen kısımlar altı gün arayla belirlendi, ve haber başlıklarının çoğu yalnız ertelenen kısmı taşıdı. Bir ürünün hangi tarihte neyi yapması gerektiği sorusunun cevabı ikincil kaynaktan değil, düzenlemenin kendisinden ve düzenleyicinin yayımladığı sorulardan okunuyor.

Etiketler

  • AI
  • UX
Ertelenmeyen madde: yapay zeka yasasının arayüze düşen kısmı · Deniz Barış Yıldırım, Portfolyo OS